Kayıtlar

Mart, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Doğal Tarım 101

Resim
Annemin tarafından üçüncü kuşak fındık üreticisiyim. Çocukluğumda yaşadığım müthiş hasat maceralarını başka yazılarımda anlatmayı çok istiyorum ama bu yazının konusu o değil.  Doğa ve toprak kokusunun nasıl yüreğime işlediğini bilmenizi istediğim için ufacık bir ön bilgi vermek istedim sadece. Bu yüzden; üniversite sonrasında, yaşadığım büyük aşk uğruna sırf İstanbul' a gelebilmek için apar topar bulduğum çağrı merkezindeki işimde, açık ofiste, kübik sistem masalarda gün ışığını unutarak çalışmaya başladığımda ruhumun ne kadar daraldığını herhalde biraz olsun tahmin edebilirsiniz diye düşünüyorum. İstanbul' da geçirdiğim ilk kış mevsiminin buz gibi iş çıkışlarından birinde, yanlış hatırlamıyorsam bir market kasasının yanında, üzerinde kan kırmızısı minicik bir çiçek olan ve baş parmağım büyüklüğünde bir kaktüs bulduğum zaman, bu kaotik şehre karşı yavaş yavaş üşümeye başlayan kalbimde çok samimi bir kıvılcım hissetmiştim. Gerçekten de o kaktüs uzun süre, üzerindeki kırmızı çiçe...

Hüseyinler Ölmez

Resim
 Bugün, size yaşanmış bir olayı anlatacağım. Olay gerçek, anlatım kurgusal. Yıl:1979 Tüm Türkiye' de sağ-sol çatışmalarının tam gaz sürdüğü, anarşinin doruğa çıktığı günler. Ankara' da, Hüseyin isimli bir gencin öldürüldüğü haberi ortalığı ayağa kaldırır. Solcular eylem kararı alır. O dönemde, nedendir bilinmez, belki güvenlik güçlerinin küçük yerlerde daha toleranslı davranmasından, belki tamamen turistik amaçlı, eylemlerin bir kısmı Çankırı' nın küçük bir kazası olan ve Ankara' ya çok yakın mesafedeki Şabanözü' nde gerçekleştirilmektedir. Köylerinin yarısı mutlak sağcı, yarısı mutlak solcu olan bu küçük kasaba, özellikle haftasonlarında çeşitli eylemlerden nasibini almakta, Pazartesi günleri kasabanın camcısını zengin etmektedir. Hüseyin' in öldüğü günün haftasonunda da, solcu eylemciler Ankara' da toplanıp, otobüslere doluşup Şabanözü' nde büyük bir eylem gerçekleştirirler. Çarşıda kırılmadık cam bırakmazlar, duvarlara, tepelere kıpkırmızı büyük harfl...

Dürüst Olmak Gerekirse

Resim
Oldukça az ama öz konuşan, keşfedilmemiş bir bilge olan annemin çocukken bana öğrettiği belki en önemli derslerden birisi: ''Dürüstlük ile kabalık arasında çok ince bir çizgi vardır. Konuşurken mutlaka bu çizgiye dikkat etmelisin.'' idi. Kaç yaşındaydım hatırlamıyorum ama bu cümle, bir iç ses olarak kafamda öyle bir yer etti ki, karşımdaki insanlarla konuşurken hep buna göre cümle seçmeye özen gösterdim. Sosyal medya sayesinde hayatımıza birçok insan girdi. Bu insanların bazılarını çok iyi tanıdığımızı zannederken aslında hiç tanımadığımızı anladık. Bazı hiç tanımadığımız insanları ise bu sayede tanıdık, çok sevdik. Haber siteleri, ilgi alanı grupları, Twitter derken bir anda hiç tanımadığımız başka birçok insanın fikirlerinin bombardımanına tutulduk bir de üstelik. Bu ara ben, sıklıkla tansiyonumu fırlatan pis bir huy edindim; okuduğum her haberin altındaki yorumları didik didik okuyor, bir de üstelik niyeyse bazılarına cevap yazıyorum. İşte şu lanet olası idealizmim v...